
Şanlıurfa Psikososyal Destek Programında Kullanılan Yöntemler
Çocuklarla yapılan çalışmalarda uygulanan yöntem ve teknikler.
Oyun Merkezli Çalışmalar
Oyuncaklarla kurdukları dünyalarda, kayıplarını, korkularını ve özlemlerini dile getirdiler. Çoğu zaman sessizce kurulan bu oyunlar, onların iç dünyasına açılan en dürüst kapı oldu.
Sanatsal çalışmalar
Resimlerle, boyalarla, bazen sadece bir çizgiyle… İçlerinde taşıdıkları duyguları güvenli bir alanda dışa vurabildiler.
Öyküsel Çalışmalar
Kayıplarını taşıyan masallar anlattık. Kimi zaman kahramanları kendileri yazdı. Ve hikâyelerinin sonunda, yalnızlıktan çıkıp sevgiyle yeniden bağ kuran bir çocuk olarak güçlendiler.
Şanlıurfa Psikososyal Destek Programı
Sınırların Ötesinde Bir Bağ Kurmak: Şanlıurfa Hamilik Projesi’nden Bir Psikologun Notları
Her çocuğun bir hikâyesi vardır. Ama bazı çocukların hikâyesi, sınır çizgilerinin ötesinde, savaş seslerinin ortasında, kayıpların içinde başlar.
Ben, Şanlıurfa’da yürütülen Hamilik Projesi’nde bu hikâyelere tanıklık eden bir psikologtum. Görevim yalnızca uygulayıcı olmak değildi; aynı zamanda, o gözlerin içindeki sessiz çağrıyı duymak, yanlarında oturmak, oyunlarına katılmak ve onlara ait olmayan yüklerden bir nebze olsun arınmaları için güvenli bir alan oluşturmaktı.
Savaşın Gölgesinde Büyüyen Çocuklar
Proje, savaşta babasını kaybetmiş, çoğu zaman göçün travmasıyla mücadele eden, Suriyeli 340 çocuğa yönelik olarak planlandı. Kimi kardeşlerine ebeveyn olmuştu, kimi okulda zorbalığa uğruyor, kimi ise hâlâ hangi ülkede olduğunu bile bilmiyordu.
Bu çocukların bazıları artık çocukluklarını yaşamıyor; erken büyüyen, suskun, sorumluluklarla ağırlaşmış hayatlar sürüyorlardı. Bizim niyetimiz, onlara çocukluklarını bir parça geri verebilmekti.
Psikososyal Bir Dokunuş: Oyun, Sanat ve Psikodrama
Çalışmalarımız her çocuk için üç temel çalışma ekseninde şekillendi: psikodrama, sanat çalışması ve travma duyarlı grup çalışmaları. Çalışmalarda kullandığımız dil sade ve şefkatliydi; çünkü bu çocukların çoğu ilk kez duygularının konuşulabildiği bir ortamla karşılaşıyordu.
🏰 Korunması Gereken Bir Kale Var
İlk çalışmada çocuklarla tanışırken süper bambu çubuklardan bir “kale” inşa ettik. Bu kale, onların korumak istediği şeylerin—anneleri, babaları, bedenleri, duyguları—sembolüydü. Kale büyüdükçe çocuklar içine girdi, orada oyun oynadı ve ilk kez “kendilerine ait bir alan” kurmanın hazzını yaşadı. Her çocuk, kale inşasının sonunda “şövalye” ilan edildi ve bir kale gibi güçlü olabileceklerine inandılar.
🦖 Felaket Dinozorları ve İyileşme Çantası
Bir diğer çalışmada, çocuklara felaket sonrası göç etmiş yaralı dinozorların hikâyesi anlatıldı. Dinozorların bedenlerindeki yaraları sargılarla sardık, onlara stetoskopla kalp atışlarını dinlettik. Aslında dinozoru iyileştirirken kendi içlerindeki acılara dokunuyorlardı. Sonra bir iyileşme çantası hazırladık. İçine kimi “cesaret” koydu, kimi “anne duası”, kimi ise “oyun saatleri”. O çantalar, onların iç dünyalarına dair en temiz mesajlardı.
🌿 Şifa Köyü: Hayal Edilen Bir Güvenli Yer
Son çalışmada, gözler kapandı ve çocuklar meditasyon eşliğinde “şifa köyü”nü hayal etti. Çimenler, güneş, sevdiklerimiz, dua edilen bir köşe, serin bir gölge… Her çocuk, zihninde bir sığınak kurdu. O köylerde babasıyla tekrar buluşan da vardı, çiçek açan ağaçların altında oyun oynayan da.



Sayılardan Fazlası: Gerçek Geri Bildirim Çocukların Kalbinden Gelir
Proje boyunca her çocuğa zeka ve dikkat testi uygulandı. Veriler analiz edildi, gelişimler kayda geçti. Ama en anlamlı gelişme, seans sonrası çocuğun elimi tutarken “Sonra yine gelecek misiniz?” diye sormasıydı.
Bu çocuklar birer istatistik değil. Onlar birer yürek, birer hikâye, birer umut…
Bir Psikologun Gözünden…
Bu proje, sadece çocuklara değil, bana da iyi geldi. Sınırların, dillerin ve acıların ötesinde bir bağ kurmanın mümkün olduğunu gördüm. Bir kaleye isim verirken, bir balonun peşinden koşarken, bir çantaya umut yerleştirirken… Biz yalnızca onları onarmadık; onlarla insanlığımızı da onardık.
Ve Şimdi…
Hamilik Projesi tamamlandı ama o kalelerde, o çantalarda, o çizimlerde büyüyen duygular hâlâ sürüyor. Çocuklar hayata yeniden tutunmaya çalışıyor. Ve biz, onlara eşlik eden yetişkinler olarak, bu yolculuğun bir parçası olduğumuz için minnettarız.
Sıkça Sorulan Sorular
Psikososyal destek projeleri; toplumsal iyilik halini güçlendirmeyi hedefleyen önleyici ve destekleyici çalışmaları kapsar. Terapi ise bireysel psikolojik sorunların profesyonel klinik müdahalelerle ele alındığı uzun vadeli süreçtir. Gerektiğinde katılımcılarımızı terapi hizmetlerine yönlendiriyoruz.
Projelerimiz, sahada ihtiyaç analizi ile başlar ve yerel kurumlar, okullar, STK’lar ile iş birliği içinde yürütülür. Bireysel görüşmeler, grup çalışmaları, atölyeler ve topluluk temelli dayanışma etkinlikleri gibi saha odaklı müdahale yöntemleriyle uygulanır.
Projelerimiz, bağışlar, fon destekleri, kurum ve kuruluş iş birlikleri ile gönüllü katkıları sayesinde yürütülmektedir. Desteklerimiz afet ve kriz dönemlerinde toplumsal iyilik halini artırmaya yönelik olduğu için katılımcılarımızdan hiçbir ücret talep edilmemektedir.
Psikososyal destek projeleri, afet, kriz, travma veya zorlayıcı yaşam olaylarından etkilenen birey ve toplulukların duygusal, sosyal ve psikolojik iyilik halini yeniden kazanmalarını amaçlayan çalışmalar bütünüdür. Bu projeler, bireylerin normalleşme süreçlerini desteklerken toplumsal dayanışmayı güçlendirmesi açısından da büyük önem taşır.
Projelerimizde; bireysel ve grup psikososyal destek görüşmeleri, sanat ve oyun temelli atölyeler, psiko-eğitim seminerleri, topluluk dayanışma etkinlikleri, ebeveyn destek grupları ve saha bazlı psikososyal müdahale çalışmaları yer almaktadır. Faaliyetlerimiz, proje kapsamına ve hedef kitlenin ihtiyaçlarına göre şekillendirilir.
Evet. Psikolog, psikolojik danışman, sosyal hizmet uzmanı, sanat terapisti gibi uzman gönüllüler başta olmak üzere, topluluk çalışmaları yapmak isteyen tüm gönüllüler projelerimize katkı sunabilir.