
Kilis “Umut Çiçeği” Psikososyal Destek Programında Kullanılan Yöntemler
Çocuklarla yapılan çalışmalarda uygulanan yöntem ve teknikler.
Oyun Merkezli Çalışmalar
Oyuncaklarla kurdukları dünyalarda, kayıplarını, korkularını ve özlemlerini dile getirdiler. Çoğu zaman sessizce kurulan bu oyunlar, onların iç dünyasına açılan en dürüst kapı oldu.
Sanatsal çalışmalar
Resimlerle, boyalarla, bazen sadece bir çizgiyle… İçlerinde taşıdıkları duyguları güvenli bir alanda dışa vurabildiler.
Öyküsel Çalışmalar
Kayıplarını taşıyan masallar anlattık. Kimi zaman kahramanları kendileri yazdı. Ve hikâyelerinin sonunda, yalnızlıktan çıkıp sevgiyle yeniden bağ kuran bir çocuk olarak güçlendiler.
Kilis “Umut Çiçeği” Psikososyal Destek Programı
Hayat bazen küçük yüreklerin omzuna büyük yükler bırakıyor. Anne ya da babasını kaybetmiş bir çocuğun gözlerinde, başka hiçbir yerde göremeyeceğiniz bir sessizlik var. Kelimelere dökülmeyen, oyuncakların arasına gizlenmiş, çizgilere saklanmış bir hüzün… “Umut Çiçeği” işte tam bu sessizliğe dokunmak için yola çıktı.
Bu proje, Kilis’te yaşayan öksüz ve yetim 40 çocuğun iç dünyalarına ulaşmak, duygularına alan açmak ve hayata yeniden güvenle tutunmalarını sağlamak amacıyla hazırlandı. Hem proje koordinatörü hem de psikolog olarak, her bir çocuğun yüreğinde yeniden yeşerecek umuda şahit olabilmek benim için onurlu ve derin bir sorumluluktu.
Neyi Amaçladık?
Umut Çiçeği, çocukların yaşadıkları kayıpların ardından iç dünyalarında oluşan boşluğu sadece anlamak değil, o boşluğa sevgiyle eşlik edebilmek amacı taşıyordu. Oyun, sanat ve hikâyelerin iyileştirici gücüne inanarak çıktık bu yola. Çünkü bazen bir oyuncak dinozor, söylenemeyen acıları anlatır; bir pastel boya, içte sıkışmış bir öfkeyi dışa vurur; bir masal ise kalbin suskun köşelerine cesaretle yaklaşır.
Ne Yaptık?
- Her biriyle önce birebir tanıştık. Sessiz olanla sessiz kalarak, konuşmak isteyenle dinleyerek…
- Oyuncağın diliyle çocuklar, yaşadıkları kaybı, korkularını ve güven ihtiyaçlarını ifade etmeye başladılar.
- Sanat çalışmalarıyla ellerine kağıt ve boya verdik; kelimelerin yetmediği yerlerde renkler konuştu. Kimi, annesini hep güneş rengine boyadı; kimi babasını boş bir sandalye olarak çizdi.
- Öyküsel çalışmada ise masallara bizden hikâyeler ekledik. Kayıp yaşayan küçük kahramanlar, sonunda sevgiyi yeniden bulan çocuklara dönüştü. Ve bu öyküler aslında onların kendi hikâyesiydi.
Çalışma Odasında Ne Oldu?
Bazı çocuklar ilk başta göz teması bile kuramadı. Bazen bir sessizlik tüm çalışmayı doldurdu. Ama sonra… bir gün, minik ellerle yapılan bir resim geldi bana: Çiçeklerin ortasında duran bir kalp. Altında tek bir cümle yazıyordu: “Beni sevdiğin için teşekkür ederim.”
İşte o an, bu projenin neden “Umut Çiçeği” olduğunu bir kez daha anladım.
Kazanımlar
- Çocuklar duygularını tanımayı ve ifade etmeyi öğrendi.
- Grup içi çalışmalarda güven bağları gelişti; yalnızlık yerini paylaşmaya bıraktı.
- Kaybın ardından oluşan travmatik sessizlik yerini oyunla, renkle, hikâyeyle iyileşen bir sese bıraktı.



Bir Psikolog Olarak…
Ben her bir çocuğu sadece bir “danışan” olarak değil, hayat yolculuğunun kıymetli bir eşlikçisi olarak gördüm. Onlar bazen bana çocuk olmayı hatırlattı, bazen güçlü durmanın aslında sessizce ağlayabilmek olduğunu…
Her biriyle ayrı ayrı vedalaşmak zor oldu. Ama biliyorum ki içlerine bıraktığımız umut tohumu, bir gün bir güven duygusu, bir neşe anı, bir dost eli olarak yeniden filizlenecek.
Umut Çiçeği: Bir Çocuğun Kalbinden Filizlenen Umut
Bir çocuk, el yazısıyla şöyle yazmıştı:
“Burasını çok sevdim. Buraya gelince psikolojim yerine geldi ve bütün üzgün düşüncelerim kafamdan uçtu. Ben burayı öyle sevdim ki devam etmek çok isterim… Eskiden babam için çok ağlardım ama buraya gelince babamla ilgili kötü duygularımı unutmaya başladım.”
Bu satırları 10 yaşında bir kız çocuğu sessizce uzattı bana. O gün çalışma odasında konuşmadan geçen saatlerin ne kadar değerli olduğunu anladım. Umut Çiçeği Projesi işte tam olarak bu: kelimelerin yerine bazen gözyaşlarını, bazen oyunları, bazen de bir masalın satırlarını koyarak, çocukların iç sesini duyabilmek…
Öksüz ve Yetim 40 Çocuğa Umut Olmak
Kilis’te yürüttüğümüz “Umut Çiçeği” projesi, annesini ya da babasını kaybetmiş 40 çocuğun psikolojik iyilik halini desteklemek için tasarlandı. Bu çocukların kayıplarını anlamlandırabilmesi, yeniden güven duyabilmesi ve hayatla bağ kurabilmesi için onlara sadece bir çalışma programı değil, aynı zamanda bir duygusal iyileşme alanı sunduk.
Bir Değişim Hikâyesi Değil, Bir Dönüşüm
Projenin sonunda çocuklardan mektuplar istedik. Çoğu, hayatlarında ilk kez “anlaşıldığını” hissettiklerini yazdı. Kimisi, “buraya gelince artık ağlamıyorum” dedi. Kimisi, “ilk kez biri beni dinledi” diye ekledi.
Ve biz anladık ki: çalışma odasında atılan küçük adımlar, çocukların yüreğinde büyük dönüşümlere yol açıyor.
Sıkça Sorulan Sorular
Psikososyal destek projeleri; toplumsal iyilik halini güçlendirmeyi hedefleyen önleyici ve destekleyici çalışmaları kapsar. Terapi ise bireysel psikolojik sorunların profesyonel klinik müdahalelerle ele alındığı uzun vadeli süreçtir. Gerektiğinde katılımcılarımızı terapi hizmetlerine yönlendiriyoruz.
Projelerimiz, sahada ihtiyaç analizi ile başlar ve yerel kurumlar, okullar, STK’lar ile iş birliği içinde yürütülür. Bireysel görüşmeler, grup çalışmaları, atölyeler ve topluluk temelli dayanışma etkinlikleri gibi saha odaklı müdahale yöntemleriyle uygulanır.
Projelerimiz, bağışlar, fon destekleri, kurum ve kuruluş iş birlikleri ile gönüllü katkıları sayesinde yürütülmektedir. Desteklerimiz afet ve kriz dönemlerinde toplumsal iyilik halini artırmaya yönelik olduğu için katılımcılarımızdan hiçbir ücret talep edilmemektedir.
Psikososyal destek projeleri, afet, kriz, travma veya zorlayıcı yaşam olaylarından etkilenen birey ve toplulukların duygusal, sosyal ve psikolojik iyilik halini yeniden kazanmalarını amaçlayan çalışmalar bütünüdür. Bu projeler, bireylerin normalleşme süreçlerini desteklerken toplumsal dayanışmayı güçlendirmesi açısından da büyük önem taşır.
Projelerimizde; bireysel ve grup psikososyal destek görüşmeleri, sanat ve oyun temelli atölyeler, psiko-eğitim seminerleri, topluluk dayanışma etkinlikleri, ebeveyn destek grupları ve saha bazlı psikososyal müdahale çalışmaları yer almaktadır. Faaliyetlerimiz, proje kapsamına ve hedef kitlenin ihtiyaçlarına göre şekillendirilir.
Evet. Psikolog, psikolojik danışman, sosyal hizmet uzmanı, sanat terapisti gibi uzman gönüllüler başta olmak üzere, topluluk çalışmaları yapmak isteyen tüm gönüllüler projelerimize katkı sunabilir.