İÇİNDEKİLER
Konuyla ilgili sorunuz mu var?

Size nasıl yardımcı olabilirim?

ÇOCUĞUN DİL GELİŞİMİ

Dil gelişimi; seslerin, kelimelerin, sayıların ve sembollerin kazanılması, saklanması ve dilin kurallarına uygun olarak kullanılmasını içeren bir süreçtir. Dil gelişimi doğumdan itibaren başlar ve yaşam boyu devam eder. Dil ile öğrenme arasında önemli bir ilişki vardır.

Dil, öğrenmeyi kolaylaştırır; öğrenme sürecinde ise çocuğun dili gelişir. Dil gelişiminde, sesin duyulması ve dili kullanma deneyimlerinin bulunması gerekir. Çocukların çevresindeki bireylerin konuşmalarını taklit ederek dili öğrendikleri ileri sürülür. Çocuğun dil gelişiminde; iletişim kurma, diğerlerinin dikkatini çekme, isteklerini ve duygu-düşüncelerini iletme ihtiyacı vardır.

Dil gelişiminin önemli bir özelliği, ilk dönemlerin evrensel oluşudur. Farklı dilleri konuşan toplumların çocuklarında dil gelişiminin benzerlik gösterdiği saptanmıştır. Ancak bu evrensellik, 18–32 aydan sonra sosyal sınıf farklılıklarının etkisiyle azalmaktadır.

Dil gelişiminin bir başka özelliği de kritik yaşla olan ilişkisidir. Dünyadaki bütün çocuklar kendi dillerini 2–5 yaşları arasında öğrenirler. Araştırmalara göre insanlar eşit dil yeteneğiyle doğsalar bile, gelişimleri için gerekli ses uyarımlarını alamadıklarında (örneğin işitme engellilerde) dil yetenekleri körelmektedir. Konuşmanın olmadığı bir ortamda çocuğun konuşmayı öğrenemediği ortaya konmuştur.

Dil bilimciler ve eğitimciler, son yıllardaki araştırmalara dayanarak şu görüşte birleşmektedir:

“Dilin kazanılmasında insanın doğuştan getirdiği bilişsel kapasite etkindir ve bu kapasite çevre yaşantıları ile geliştirilir.”

Dil yeteneği ile zihin yeteneği arasında doğru bir orantı vardır. 2 yaşına kadar çocuğun çıkardığı seslerle zekâ arasında bir ilişki görülmezken, 2 yaşından sonra dil gelişimiyle zekâ arasında yakın bir ilişki olduğu kabul edilmektedir. Erken konuşan çocukların zekâ düzeyleri genellikle normal ya da normalin üstündedir. Dilin kazanılması, çocuğun bilişsel gelişimine dayanır; algılama, kavram geliştirme ve dilin kazanılması zihinsel uyum süreçleriyle yakından ilişkilidir.

Dil gelişimini olumsuz etkileyebilecek faktörler şunlardır:

  • Zihinsel engel,
  • Fiziksel engel (ör. yarık damak),
  • Duyusal engel (işitme veya görme kaybı),
  • Duygusal yoksunluk (güven ortamının olmaması),
  • Uyarıcı yoksunluğu,
  • Yetişkinlerden yeterince uyarım almama (konuşma, oyun, etkileşim eksikliği),
  • Sık hastalanma.

Dil gelişimi genel olarak İki evrede İncelenir:

  1. Konuşma öncesi dönem
  2. Konuşma dönemi

1) Konuşma Öncesi Dönem

Konuşma öncesi dönem; yeni doğan dönemi (ağlama), gıgıldama, mırıldanma ve mırıldanmanın tekrarı evrelerinden oluşur.

Yeni Doğan Dönemi (0–6 Hafta)

Yeni doğanın davranışlarının çoğu istem dışıdır. Konuşma gelişimi için arama, emme, yutma refleksleri önemlidir. Bu reflekslerin tekrarı, bebeğin konuşma için gerekli nefes alma ve ağız-yüz kaslarını geliştirmesine yardımcı olur. İlk 3 haftada çıkarılan sesler amaçsız ve rastgeledir; ikinci 3 haftada ise farklılaşmış sesler görülür. Bu sesler genellikle açlık veya rahatsızlık ağlamalarıdır. Ağlama, bebeğin ilk iletişim yoludur. Birinci ayın sonunda anne, sesin farklılığından ağlamanın nedenini (açlık, acı, kızgınlık) ayırt edebilir. Bu dönemde bebek, başkalarının sesine tepki vermeye başlar.

Gıgıldama Dönemi (6 Hafta–3 Ay)

Bebekler ağlamayla birlikte basit sesler çıkarır. Çıkarılan sesler evrenseldir ve bilinçli değildir. Bu dönemde gülme ve ses oyunları görülür. Bebek, ünlü sesleri (“a, u, o”) uzatır; sonuna “h” ekleyerek (“ah, uh”) üretir. Ayrıca “s, k, g” gibi yumuşak damak ve gırtlak sesleri çıkarır. Sesler, hoşnutluk ya da hoşnutsuzluk bildirmek için kullanılır.

Mırıldanma Dönemi (3–6 Ay)

Bebeğin ses mekanizması üzerindeki kontrolü artar. Ünlü ve ünsüz sesler çeşitlenir, tekrar edilir. Bu döneme “vokal jimnastik” denir. “ma-ma-ma”, “ba-ba-ba” gibi iki heceli sözcükler ortaya çıkar. Dudak sesleri (“b, m, p”) görülür. Sesler artık amaçlıdır.

Mırıldanmanın Tekrarı Dönemi (6–9 Ay)

Bebek, işittiği sesleri seçip tekrar etmeye başlar. Çıkarılan sesler çevredeki dilin özelliklerini yansıtmaya başlar. “p, b, d” gibi dudak ve diş eti sesleri sık görülür. Hece tekrarları (“ba-ba”, “ma-ma”) artar. Ses oyunlarında ritim kullanılır.

Bu dönemde seslerin anlamı; dikkati çekme, sosyalleşme, hoşnutluk veya hoşnutsuzluk bildirmektir. Bebek, insan konuşmasına gülümseyerek veya ses çıkararak tepki verir.

2) Konuşma Dönemi

Konuşma dönemi; ses, sözcük, tek sözcük, iki sözcüklü ifadeler, üç ve daha fazla sözcüklü ifadeler ve gramer kurallarına uygun konuşma aşamalarından oluşur.

Ses-Sözcük Dönemi (9–12 Ay)

Bu dönem “çeşitlenmiş mırıldanma” olarak da bilinir. Bebek, insan seslerini bilinçli şekilde taklit etmeye başlar. Söyledikleri anlamlı değildir, fakat yetişkin konuşmasına benzer ritim taşır. İlk sözcükler genellikle 1 yaş civarında görülür.

Tek Sözcük Dönemi (12–18 Ay)

Çocuğun gerçek konuşmaya geçtiği dönemdir. Sözcükler belirli durum veya nesneyle tutarlı şekilde kullanılır. İlk sözcükler genellikle “mama”, “baba”dır. Sözcükler tek başına cümle anlamı taşıyabilir. Çocuk, “baba” sözcüğünü resimde gösterdiğinde adlandırma yaparken; terliği işaret ettiğinde “babama ait” anlamını taşır.

İlk sözcükler genellikle insan isimleri, hareketli nesneler ve günlük durumlarla ilgilidir. Bu dönemde sözcük hazinesi hızla gelişir.

İki Sözcüklü İfadeler Dönemi (18–24 Ay)

Çocuk sözcükleri yan yana getirerek basit ifadeler oluşturur: “Anne gider”, “Top ver”. Bu cümleler genellikle telgraf konuşması şeklindedir; dil bilgisi ekleri kullanılmaz.

Üç ve Daha Fazla Sözcüklü İfadeler Dönemi (2–3 Yaş)

Çocuk 3–4 kelimeyi bir araya getirerek tek bir düşünceyi ifade eder. “Anne çorap” ifadesi, durumuna göre “Annenin çorabı” veya “Anne çorabını giydi” anlamına gelebilir. Çocuk ses tonuyla soru, istek veya emir bildirebilir.

Bu dönemde cümleler mantıklı ama dil bilgisi açısından eksiktir. Çocuk basit sıfatları, zarfları ve olumsuz yapıları kullanmaya başlar.

Gramer Kurallarına Uygun Konuşma Dönemi (3–6 Yaş)

3–4 yaşta çocuğun kelime hazinesi gelişir. Kendini rahatça ifade eder, hayali oyunlarda dili kullanır. Zaman ekleri, soru formları ve temel gramer yapıları görülmeye başlar.

4–5 yaşta sözcük hazinesi yaklaşık 1000 kelimeye çıkar. Daha karmaşık cümleler kurulur, çoğul ekleri doğru kullanılır.

5–6 yaşta çocuğun dili yetişkininkine benzemeye başlar. Olayları sırasıyla anlatabilir, geçmiş-şimdiki-gelecek zamanı doğru kullanır. Ortalama 2000 kelimelik bir kelime hazinesine ulaşır.

6–7 yaşlarında çocuk, birlikte yaşadığı yetişkin gibi konuşabilir. 8 yaşına gelindiğinde kelime hazinesi 3000’e ulaşır. Dinleme süresi uzar, olayları mantıklı biçimde aktarır, telaffuzları düzgünleşir.

Sonuç

Çocuğun konuşması sürekli eleştirilirse bu durum gelişimini olumsuz etkileyebilir. Bu nedenle, anne-babaların ve çevresindeki kişilerin çocuk için doğru bir model oluşturmaları önemlidir. Eleştirmek yerine, çocukların doğru konuşmaları teşvik edilmeli ve desteklenmelidir.

KAYNAKÇA
  • 1

    Dil Gelişimi – Mesleki Eğitim ve Öğretim Sisteminin Güçlendirilmesi Projesi Kitapçığı – T.C. Milli Eğitim Bakanlığı

Yaşama, Çocuğa, İnsana ve Psikolojiye Dair Yazılar

İlgili Yazılar

  • 23

    Eyl

    Erikson’a göre kişiliğin gelişimi doğumdan ölüme kadar sekiz evrede gelişir. Çocuğun kişilik gelişimini belirleyen ise beş evre vardır. Merkezinde; güven, özerklik, girişim, çalışma ve başarma, kimlik, yakınlık kurma, üretkenlik ve benlik bütünlüğü gibi kavramların bulunduğu bu kurama Erikson’un Psikososyal Gelişim Evreleri denir.

  • 23

    Eyl

    Freud, kişiliği gelişim açısından inceleyen ve kişiliğin temel karakter yapısında bebeklik ve çocukluk yıllarının önemini belirten ilk kuramcıdır. Freud, beş yaşın sonlarında kişiliğin oldukça biçimlendiği ve bu yaştan sonraki gelişimin, temel yapının işlenmesiyle sınırlandığı inancındaydı.

  • 23

    Eyl

    Psikomotor gelişim, yaşam boyu devam eden motor becerilerde ortaya çıkan davranışların kontrol altına alınması sürecidir. Bu davranışlar; duyu organları, zihin ve kasların birlikte çalışmasıyla gerçekleşir.